Zekeriya Işıklı Bugünsüzlük Şiiri
Fısıltıyla dolanır saçlarımda, Sonbahar yağmurları, Gizemli bir sarhoşluk sarar içimi, Bir sır verecekmiş gibi, Kirpiklerimi kaldırıp,
Zekeriya Işıklı Bugünsüzlük Şiiri
Fısıltıyla dolanır saçlarımda
Sonbahar yağmurları
Gizemli bir sarhoşluk sarar içimi
Bir sır verecekmiş gibi
Kirpiklerimi kaldırıp,
Öperken düşlerimi
Konuşabilseydi yüreğimin suskun dili
Gize bürünmüş dudaklarım
Sopsoğuk bir kış şimdi
Savursam caddelere
Söndürdüğüm izmaritin küllerini, içindeki beni
Bütün damarlarımda dolaşan
Bende kalan seni
Gitmek
Bir meydan okuma değil midir?
Ve her şey gitmez mi kendi içinde?
En kırık vaktinde uzak imbatların
Gittiğin yeri bilmektir, acıların en büyüğü
Damarlarımda acıların en koyu tortusu
Bir telaşla yok oluşun izlerini aydınlatır
Gecenin etekleri
Islanan ışıklar
Geceyle gündüz arası bağlaç gibi
Ve
Kim bilir
Belki ölümün gizli sesi
Belki de
Çocukken öptüğüm cevapsızlığın nefesi