Neden öyle sessiz duruyorsun öyle?, Şarkın mı tükendi dersin, biten günle,, Yoksa gün mü bitti şarkınla beraber?, , Çığlıklar, içinde can verdiği bu an,
Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?, Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?, Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı, Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim.,
Dolaştığım denizlerce düşünüyorum,, Bineceğim son gemi değil midir, Hayır sahibi omuzlarda giden tabut., Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer,, Derdim ki: 'Elbet bir ağlayanım olur benim de;
Çekirgeydi Raşko’nun elindeki güvercin, Raşko’da mengeneydi, bu beynimizde kalsın!, Çekmişler ıstor diye muhribin dumanını, Böyle aşk, böyle barış, Allah belamı versin!, Bugün kitabım verdim tek pedal
, Romalılar aslanlara atarlarmış Hıristiyanları., O Hıristiyanlar ki, Romalılardan daha dürüst, daha düzgün, daha uygar bir düzene, İnanmaktan başka suçları yoktu...
Duru bir yeşildi ortalık, Akşam güneşi kırılmış bir mızrak boyu, Ve çocuk sesleriyle iniyordu ışık,, Ağlarda sanki dargın bir kılınç balığı, Pullarını döküyor üstüme
, Bileklerimizi morartmış yeni Alman kelepçeleri,, Otobüsün kaloriferleri bozuldu Kaman'dan sonra, Sekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik,, Başımızda pirensip sahibi bir başçavuş.