Hala gökyüzü kendi renginde ve yukarda, Güneş tepemden doğuyor hala, Kocakarılar masallar anlatıyor kış akşamlarında, Vahşi bir nehir gibi akıyor hayat, Kendi yolunda.
Bilir misin gecenin en zifiri renginde, ne zormuş sensizliğin ıssızlığı, Bilir misin nasıl bir duygu, hala severken seni deliler gibi, alev rengi dudaklarını öpmemek
ve gidiyorsun;, bana kalan sorgusuz sualsız kırk gece, kırk gece ızdırap kırk gece cinayet, içimdeki ezeli sevdanın binlerce zerresi, hicran ateşinde kavrulan yüreğimin figanı
Çok oldu yörüngelerimin düzleminden sapalı, Vapurları kaçtır kaçırdım işim karşıdayken, Az olsa da inancım mahyaları sevdim ama, İsterim ki sırf bu yüzden günahlarımı bağışlasın Tanrı, Burnumun ucunu
Ne bozuk yollardan geçmişsin bana gelinceye değin, Kurumuş pınarlarda yıkamışsın utancını, Ruhun akıntılı sularda alabora olmuş, Haberim yokmuş, gözümü kör etmiş güzelliğin, Can havliyle, uçurumdan dü
Elbet bir gün;, Engin Dağların eteklerinde figan eyler dumanlar, Güneş rengi yaprakların ahenkli valsı eşliğinde, Elbet güzelliğin vargit çiçekleri gib asil açacak, Ve bir zaman;
Şu koca dağları bir bilebilsen, Göğsünde kuş koynunda kurdu besler, Efkârı üstünde bir görebilsen, Zinciri paslanmış köleye benzer, Tepesini inip çıkan yorulmuş
Burnunu çekip gittinde noldu, Gençliğin bitsin’de doyamıyasın, Arkanda tatlı bir bedduan oldu, Kulağın gitsinde duyamıyasın, Gün geçtikçe hergün borca batasın
Şu devri alemden gelip geçenler, Evvellen demektir benim bildiğim, Zamane Dünyaya değer biçenler, Boş çaba emektir benim bildiğim, Aldanma saki sen şehvet şalına
Bir dizüstü aldım daldım be usta, Gelmedi de onu düşünüyorum, Gelmeden parayı verdim ben usta, Daldım gittim onu düşünüyorum, Kurumunu kurduk resim çıkmıyor
Neden erken bu veda?, Oysa çekmecelerim var daha karıştırılacak, Yoksullukla, masamda tanışacağım akşamleyin, Daha bir gün öncesinden tanışıklığımızı unutarak..., Üstelik daha, sırtüstü uzanarak geçmi
İhtibarım yere düşmesin diye, Kendini her yerde överdi sülo, Çocuklar kaçıpta düşmesin diye, Kataklar köpeği kovardı sülo, Sülonun küçük bir aynası vardı
İyice tanıdın artık beni,, Hep, aynı yerden kırıyorsun alçı kaynağı kırıklarımı, Zayıf yanlarımı biliyorsun, Ama öyle kalp kırığı cümleler söylerim ki sana;, Üzülürsün!
Efkârlanmadıkça şarkı dinlemiyorum, Yemek yemediğim oluyor pazar akşamları, Karanlıkta öyle boş boş dolaşıyorum, Kahkahalarını anımsar gibi oluyorum, yok, nafile, Sanki sana benzeyen her şey hızla şek