Yağmurlar pusmuş Roza, bulutlar ürkek, Bozgundalar sanki hep bütün mevsimler, Boynu bükük güller buradan gidecek, Başladı yine zâlim merasimler, Yağmurlar pusmuş Roza, bulutlar ürkek
Nefes biter söylenecek söz biter, Yaşlanırsın kahır biter naz biter, Biter bir gün yaşadığın yaz biter, Kış olunca anlarsın da ne çare…, Güvenirsin, geçer gençlik çağına
Bir yana bırak yâr derdi efkârı, Gel de bu dağların erisin karı, Çiçekleri açsın bal yapsın arı, Peteği ben balı sen ol razıyım, Dünü unutturur inan ki yarın
Ev damladı delik varmış tavanda, Damda karı kürüyünce anladık, Yıllar yılı su dövmüşüz havanda, Üstümüze yürüyünce anladık, Kıymet verdik sanki Bursa ipeği
Savaşlara karışan eski bir anıydı, büyük olmaya elverişli bir cebeleşeme, mazide yaşanılmış çok eski bir yenliğiydi, kimilerine göre bir eski galibiyet, denizlerin kana bulandığı yahut