Bak! Gökte yay gibi uçan şu turnalara, Uçarlarken bir yaşamdan bir başkasına, Bulutlar da birlikte gidiyor onlarla., Bulut ve turnalar, İkisi de aynı yükseklik ve aynı telaş içinde
— Yolun sonuna mı geldik,,, ,, Ah ulan Şuayip Ah,,, Eski günlerde, belki hep karanlıkta,, açardık kırmızıya bürünmüş gözlerimizi., Ama başımız hep dikti, gururluyduk ve genç.
—Hainlik başlatır ayın- on- beş-in-de,, sanki bitmez kırk yılık ihanet., Ayın on-altısı-na bağlayan gecesinde., Oysa ki bir kahvenin hatırı kırk yıl olmalıydı,, çelik kuşlar kuş tüyü atmıyordu o gece…