“Doğudan görev dönüşüm ölünce.”, Ölmezsem, başım dik dolaşacağım., Ölürüm zaten, vatan bölününce., Hayırlı sonuca ulaşacağım., Hendekler kazılmış, yol yapılmış.
Bu akşam yağmurun şiddeti vurdu sokakları, Çöpçülerin unuttuklarını, günden kalanları, Sürüklenip gitti köşedeki dilencinin yırtık torbaları, Gökyüzü üstümüze bıraktı gözyaşlarını akşam akşam., Büyük
Katran gibi bir gecenin, beyaz örtüleri altındaki çırpınışlarıydı zamanı durduran..., Tüm şüpheler hayata döndürülmüştü son nefeste., Hepsini salıverdiler sorgusuz sualsiz., Çekip gittiler ellerini ov
Görmedim gönlümün mutlu gününü, Kalbimde bittiğin o günden beri, İki gözüm görmez oldu önünü, Bırakıp gittiğin o günden beri., Yıllara şahitlik ederken saçım
Sensin benim tahtım, sensin baş tacım, Bendeki bu sevda bitmez sevdiğim., Başka hiç bir aşka, yok ihtiyacım, Kimseler yerini tutmaz sevdiğim., Seni düşünürken beden de canda
Bu son mektubumu, bir daha oku, Senden benim son bir arzuhalim var, Kaç yıldır kalbimde, sevdanın oku, Senden başkasını sevdiğim mi var., Resminle baş başa, kalırken demin
Avaz avaz bir bozacı, Tabanı sırtında sokaklara karışıyor, Kapının arkasında duruyorum, Davulcu eve girmesin diye, Bir sansar geçiyor karanlık caddelerden
Şu benim kederli, dert dolu başım, Gezinecek sahra, çöl ister benden, Her daim aksa da gözümden yaşım, Yüzümün üstünde göl ister benden., Gönlümden eserken, hasretin yeli
Hasreti gönlüme yar edeceksen, Bari gözlerime bakıp da gitme., Şu gurbeti bana var edeceksen, Bari göz yaşını döküp de gitme., Ağlarken gözümün kalmadı yeri
Ihlamur ağaçlarının buruk kokularıyla, Hanımeli'nin narin vücudunda buluştum, Çam sakızı çoban armağanı oldum, Bir akşam yastığının üstüne kondum., Yoruldum
Birkaç parça eşyamı aldım yanıma, gidiyorum, Acı tatlı anıları topladım aklıma, Hatırlamak için kendime anlatıyorum, Sakın neden gidiyorsun diye sorma, Ben de bilmiyorum.
Gittiğin yerde bilmem hangi mevsimdesin, Yabancı bir ülkenin, Mor bir menekşenin bulut renkli penceresinde, Yıldırımla, Yağmurun annesi yine sen misin?, Hala kapının arkasında mı yeşil fitilli yeleğin
Geçtim yine kapından adımlarımı sıklaştırarak, Usulca parmaklarımın ucunda dolaştım, Kabe'yi tavaf gibi etrafında dolanarak, Çıkmaz sokaklarınla kolkola ayazladım., Sen bilmiyorsun