Hayattan ders veriyor diye öğretmenleri kızdıran, Tuzu bir bulmuş çocukları saklamadan güldüren dünyaya, Su kaçırmaz bir eşeğin sesine açıktır penceresi, Bir sınıfın, batı son dersinde, kuşluk vakti,
Kışın soğuk balıktan günlerini sayıyorum ağımda., O yaza hiç dönülmeyecek!, O başlatılmamış, o varsayılan ortasında yaşanmış sevda, yakılmamış bir mum gibi aklımda., Kesik ağzıyla suları eğrilten
Bahçemdeki dut ağacı, vurdu ince dallarıyla penceremin camına,, bir Beşiktaş tramvayı geldi aldı beni,, bir Beşiktaş tramvayı götürdü sana., Çemberlitaş, Şehzadebaşı, Saraçhane.
Biliyor musun hangi düşte olduğumu? Hangi yıldızdan çekmeli, yerimi saptayacak ışık çizgisini?, Yeryüzünü karıştıranım ben; yeri bulunmaz artık, andığım eşyanın., Yazdığım deniz nerde? Hangi bellekte
Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,, Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git..., Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın, Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!,
Yaktı yanardağ gibi can yurdunu son bakış,, Ve gönlüm koşmaz oldu maceralar ardında., Önünde dün beyazlar giyinirken karakış, Bugün sensiz kalan yaz kara bağlar ardında.,
Üfleme bana anneciğim korkuyorum, Dua edip edip, geceleri., Hastayım ama ne kadar güzel, Gidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri., Niçin böyle örtmüşler üstümü