Yarab! İnsan oğullarından çektiğim yeter Yalnız senin ellerin gezinsin ömrümde Beni yalnız sen mahkum eyle sen azat Ve yalnız sen canımı iste benden ki
Bedri Rahmi Eyüboğlu Kara Sevda Şiiri Dinle - kara kara kazanlarda kaynadı Diyar diyar al kanlara boyandı Türkülerde ateş alev yandı tutuştu Gördes kiliminde nakış Minyatür bahçelerinde suret kesildi.
İzmir’de bir ağaç gördüm Adı karabiberdi Dalını,meyvasını,gölgesini Getirdi masamıza serdi Yapraklarını görsen bayılırsın Bir yazma oyası kadar ince İncecik biberli ellerin Saçlarının arasında dolaştığını duyarsın
insancık torba kağıdı gibi patlayıverdi kaldırımda kan revan karıncaya gelince acelesi yoktu o daha 42’nci katın önündeydi.insan oğlu güldü sonra 46’ncı katın pencerelerinden birini açtılar
Büyük şehirlere bağlanma mehmedim. Öyle bir şehre yerleş ki, küçük olsun fakat bizim olsun. Sokaklarında tanımadık yüz,ensesine şamar atmayacağın kimse dolaşmasın.
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır. İçinde bir tek suret yaşayan yüreğe yürek mi derler Bir tek yaprak veren dalın boynun burarlar İnsan dediğin bir buğday tarlası gibi olmalı
Bedri Rahmi Eyüboğlu Sitem Şiiri Dinle - Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar Değirmen misali döner başım Sevda değil bu bir hışım Gözümün bebeğinde sitem var
Bedri Rahmi Eyüboğlu Susadım Şiiri Dinle - Bir çimdik somunun yerini tutmadı Seni düşündüm sevgilim şükrederek Su gibi aziz olasın her daim Ekmek gibi mübarek.Kuş sütü,kuru üzüm getirdiler
Canım kurban şiirin gerçeğine hasına içerisine insan kokusu sinmiş mısralara vurgunum Ah bu türküler, köy türküleri Olgun bir karpuz gibi yarırılır içim Kan damlar ucundan, murekkep değil işte söz, işte ses, işte biçim: ‘Uzun kavak gıcım gıcım gıcılar’ il
En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde Ana avrat dümdüz gideceksin Çünkü sen ne tarih ne coğrafya Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.Gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin
neler aldın dünyamızdan bunca zamandır belki seyyar kuşların ömrü kadar sade aydınlık belki mahzende yıllanmış şarap kadar lezzetli bir insan tanımak oğul, bir cihan tanımağa bedel...