Sed hezaran şükrü minnet hüdaya, Kereminden lütf ü ihsan yetişti, Taksim-i ezelde elest bezminde, Beli dedik bize iman yetişti, İman-ı devletle hoş oldu amin
Yığılın ahbaplar yaren yoldaşlar, Bir sağalmaz derde düştüm bu gece, Hikmet-i pir ile ab u zülalden, Kevser bulağından içtim bu gece, Kudret mektebinde verdiler dersi
Yine efkarlandım aldım kalemi, Destanı yazarken el kederlendi, Bizi Mecnun etti gurbet alemi, Konuşmaz ağzımda dil kederlendi, Çok zaman sizinle olmak istedim
Zalim felek nasıl durdun kahrıma, Bilmem bana neler verdin almadan, Tezden zehir kattın gönül bahrime, Sineme de bir velvele salmadan, Çekmediğim bir meşakkat var mıdır
Zalim felek sana derdimi desem, Acaba dermanı sende mi bilmem, Cerrahlar bulamaz bu derde çare, Yoksa bu noksanlık bende mi bilmem, Durmadım dermana gittim piyade
Yine bahar oldu bulandı çaylar, Kalkıp da geçmenin zamanı geldi, Heves köprüsünü sır yaylasını, At binip aşmanın zamanı geldi, Es bre gözünü sevdiğim rüzgar
Çıktım yücesine seyran eyledim, Yar ile gezdiğim yerler perişan, Firkat geldi devreyleyip ağladım, Bir ben değil cümle alem perişan, Firkatin ucundan görünmez dağlar
Dert bi hesab iken sıfırda kaldı, Bin derdi tarh ettik bire ulaştı, O bir dert cihanı gümana saldı, Gerçi bir dert amma bine ulaştı (binleri aştı), Yari gördüm zülüflerin tararken
Doymak olmaz hüsn ü letafetine, Ey dü çeşmi nücum v'ey cebini mah, Cem'olmuş aşıklar ziyaretine, Asitanın (astanın) haki sanki Beytü'llah, Vücudun çar anasırdan düzülmüş
Dün gece seyrimde aşk pazarında, Gördüm canan ile canı değiş var, Bir zaman meks ettim Kırklar darında, Ne bundan geç derler ne bir alış var, Bir satranç düzerek yar ile bile
Ela gözlerini sevdiğim dilber, Güzeller cefadan niçin usanmaz, Ne cefadan kaçar ne de rahm eyler, Hak'dan haya edip kuldan utanmaz, Düşüp gam-ı hicre berbad olanda
Er yolunda bu aleme gelenler, Cümlesi Ali'ye server dediler, Cümle evliyalar cümle erenler, Bin bir ismin birin Haydar dediler, Sad hezar esselam ol nesl-i pake
Estireyim mi estireyim mi, Yavrum sana fistan kestireyim mi, Aman sana fistan kestireyim mi, Üç o yandan beş bu yandan, Yavrum bir de Abant yaylasından