Bu sevda bir sırdır yürekte gizli, Ortalığa saçılır mı sevdiğim, Bazen şekerlidir bazense tuzlu, Ha deyip de içilir mi sevdiğim, Bir dem enginlerde bir dem yücede
Bizar oldum işvesinden nazından, Hallerine sitemim var sevgilim, Bir nağme çalmıyor gönül sazından, Ellerine sitemim var sevgilim, Zaman olur cilvelenir kırışır
Sıra dağlar bile girse araya, Bir olur yokuşun bir olur düzün, Bir kez düşsün yolun n’olur buraya, Doyasıya görem o melek yüzün, Telefonda yatağıma girmiştin
Sultan Süleyman'a kalmayan dünya, Bu dağlar yerinden ayrılır bir gün, Nice bir senedir çürüyen canlar, Hakkın emri ile dirilir bir gün, Ne güzel yapıdır cennet yapısı
Şenkaya yolları bükülür gider, Zülüf dal gerdana dökülür gider, Bir yiğit de sevdiğini almazsa, Ömrü arkasından sökülür gider, Kalenin kapısı demir değil mi
Şu felek çarkını doğru döndürmez, Gözlerimden akan yaşa baksana, Güzel mektubuma cevap göndermez, Açıp bağrımdaki taşa baksana, Aşka düştüm çekiyorum sevdayı
Karamsar olup da şaşırma sakın, Sen kendini bileceksin tamam mı, Yalana bakmayıp doğruya yakın, Hep kendinin bulacaksın tamam mı, Aldanıp gönlüne yanma körüne
Tanrı senin yüzünü melek diye yaratmış, Dilerim ki gözlerim senden bezmeye güzel, Sanırım diline de şeker şerbet bal katmış, Sözle kafi gelmiyor seni yazmaya güzel, Bir anlık bakışına billah ömür veri
Yığılmış ahbaplar umut verirler, Düşmanın benimle kan telaşı var, Yedi derya nur evladı söndürmez, Yanar yüreğimin hun telaşı var, Bu can emanettir durur kafeste
Bilmeden girmişim elin bağına, Yoktan yakalanıp işe tutulduk, Tedbirsiz çıkılmaz Ağrı dağına, Tipiye borana kışa tutulduk, Dalgalı denize gemi salmışım
Deli Çoruh yeşil yeşil akarken, Kaçkar'ın başında kar olur türkü, Düğünde sevdalar yürek yakarken, Kolkola girer de bar olur türkü, Sazı omuzunda gezer dolaşır