Çok yerini gezdim ben bu vatanın, Bir sözüne sadık kul bulamadım, Dolaştım dem be dem çok şehristanı, Bir kokuda sabit gül bulamadım, Gerek mecburiyet gerek seyahat
Çoklarının gözün geride koyup, Ağlatıp dertlere salansın dünya, Sana bel bağlayıp hiç güvenilmez, Çünkü aldatıcı yalansın dünya, Çok fırtınalar çok felaket oldu
Binlerce yıl geçmiş koşar denize, Sanki yangın maral göllerde Çoruh, Sorsak cevap vermez derdinden bize, Bir taşkın ruh gibi sellerde Çoruh, Bayburt'ta ayrıldın yolun dar mıdır
Dağ gibi gönlüme düştü zelzele, Bu gizli aşkımın cefasındandır, Bülbüller zar eder hep gonca güle, O gülün kokulu sefasındandır, Volkanlı dağ gibi yanıyor başım
Gayrı veda edem hasta haneye, Yolu düşürmesin derde dermana, Sağda solda yaslı yatar hastalar, Kulu düşürmesin derde dermana, Bin naz ile büyütmüştür anneler
Ah edip ağlarım kimsem yok benim, Virane gönlümün yar derdi vardır, Korkarım işlerim çıkar meydana, Bilmezler garibin zor derdi vardır, Sürmelidir gözler kalemdir kaşlar
Dinle sevdiceğim yazarım name, Oku mektubumu yar diye ağla, Yarim uzaktadır gelemem deme, Gurbette sevdiğim var diye ağla, Bu uzak yollara erilmez deme
Dinleyin ağalar medhin eyleyim, Elma yanaklımın kara kaşlımın, O gül yüzlerine kurban olayım, Dal gerdanlımın da sırma saçlımın, O yarın açılmış gülü goncedir
Dinleyin sözümü behey yarenler, Ne işler başıma geldi bu gece, Bu zalim gurbetin halin söyleyim, Bütün dertler beni buldu bu gece, Akşam olup muhabbete dalınca
Dinleyin yarenler müşkül halimi, Felek ile görülmüyor aramız, Daim muhabbeti başkalarıyla, Ne zaman gelir ki bizim sıramız, Çoklara vermiştir fazla serveti
Doğma bebek doğma niyetsin ama, Şimdi iş değişti bilmem n'oldu da, Küsüp darılmak yok sakın alınma, Mertler altta yağcı üstte kaldı da, Çakal aslan oldu değişti postu
Doksan dört yazında köyüme vardım, İçi sevgi dolu göz bulamadım, Ne var ne yok diye hal hatır sordum, Hısım akrabada öz bulamadım, Duvarlar yıkılmış çitler devrilmiş