Oğlan der ki babam beni eversin, Ana bana bir sürmeli kız alın, Oğlan sende nasıl güzel seversin, Ana bana bir sürmeli kız alın, Oğlan çıkmış şu gazayı dolanır
Acı söze sitem adı takmışlar, Manayı bilmeyen dilden korkarım, İşte böyle nice hatır yıkmışlar, Kendini beğenmiş kuldan korkarım, Toplumda sözünü bilmezse kişi
Ağacın dalına konmuş yanyana, Sevgiyle yaslanmış durur kumrular, Özünü özüne katmış can cana, Birbirine buse verir kumrular, Sımsıkı sarılmış eşi eşine
Bizi çağırdılar kalkıp gitmeye, Peşimize düşen kervanlara bak, Hakikat elinin yolun gütmeye, Önümüze tuzak mevranlara bak, Kerbela'nın bir ismi de Ninova
Lütfedersen gözlerimin yaşını, Çok ağladım sileyim mi ne dersin, Yaslanıp da eşiğinin taşını, Ölenedek kalayım mı ne dersin, Ko akayım bir bulanık sel gibi
Merhametsiz bir ocağın içinde, Kül oldum ben yana yana bilen yok, Yolu uzun yükü çok kervan gibi, Yoruldum ben kona kona bilen yok, Yağmurum yağmadı kuruyan ota
Karım anam abilerim komşu olmuş, Yatmışlar ki bir tepenin düzüne, Hepsinin işi de yarıda kalmış, İnmemişler hiç bir işin özüne, Ne de derin uykulara dalmışlar
Gel efendim gariplerin halini, Sor Muhammed Mustafanın aşkını, Medet mürvet her yarenin emini, Sür Muhammed Mustafa'nın aşkına, Yar ile aramız yakın aralar
Burnuma tuttuğum baktım dikende, Birlikte gıdasın alır kökende, Rüzgar esip çiçeklerin dökende, Bir de baktım meyvasında müjde var, Gözüm olmak ister dünyaya radar
Nasihat istersen ustadan öğüt, Al ol Mehemmedim değme gönüle, İsmin çağrılırken metahın dağıt, Hal ol Mehemmedim değme gönüle, Mehemmedim ata binde atlı gez