Gel kardaşım halkımızın derdini, Bir otursak bir düşünsek bir daha, Çevremizin korkağını merdini, Bir otursak bir düşünsek bir daha, Ne var ne yok öğrenelim ilerde
Aşık isen fehmede gör kelamdan, Nutku haktır doğan dertli sinemden, Altı kere zuhur ettim anamdan, Yedisinde gel seninle konuşak, Bülbül gibi öttürürsün sazını
Ben dostun uğruna kurban olurum, Yeter ki halimden bilenim gelsin, Daim gerçeklerden ilham alırım, Hoş sohbet eyleyip gülenim gelsin, Sadıklar pazarı benim pazarım
Gezsem de dünyanın dört bucağını, Vallahi gözüme gine boş gelir, Gönül arzu eder dostu cananı, Sızlar eski yaram gözden yaş gelir, El diyarı mesken olmaz insana
Gıbla tarafından bir yeşil sancak, Seksenbin er ile Şam'a gelecek, Çıkıp minareye sela verecek, Şaz olupda cümle alem duyacak, Kabeyi Behtullahın yolunu açar
Gurbet elde baş yastığa gelende, Gayet yaman olur işi garibin, Gelen olmaz giden olmaz yanına, Dinmez asla gözün yaşı garibin, Gurbet elde gariplere kim baksın
Bir saatlik yolum bin yıllık oldu, Gönül mektubuyla gel demeyen yar, Bu garip gönlümü de dertlere saldı, Yeter ağladığın gül demeyen yar, Uzak yakın demez yolun boylarım
Gül yüzlü sultanım nemden incindin, Araya söz katan eldir efendim, Ben kulunum haki payına geldim, Aradan noktayı kaldır efendim, Kulun işi dayim günah işlemek
Güneş batıp karanlıklar çökünce, Hazin olur gurbet elin akşamı, Dertlerim depreşip bir ah çekince, Hazin olur gurbet elin akşamı, Uzaktır vatanım haber gelmiyor
Güzel şahdan bize bir dolu geldi, Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver, Hünkar Hacı Bektaş Veli'den geldi, Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver, Herkes sevdiğini tanır sesinden