Çadra yaraşmıyor düşer başından, Derdine yanmışam on dört yaşından, Ölürem a ceyran a ceyran balam yazığam a ceyran, Balam ey balam ey balam ey balam yazığam a ceyran, Bala ceyran bala ceyran bala cey
Deste tutup gülden çelenk dermedim, En güzeli görüp könül vermedim, Gözlerin gurbanı ala göz balam, Boyun gurbanı ala göz balam, Men aşığ olmuşam ay gaşdarına
Bir zaman kandım onun hülyasına, Bir zaman bakdım gönül aynasına, Ben kendimi bana sordumda geldim, Bir zaman yerildim gahi seçildim, Bir zaman yenildim saki içildim
Uzak yakın konaklayıp göçerken, Kevser ırmağından şerbet içerken, Doyum olmaz nimetine Allahım, Aşkın ile tutuşup yanar iken, Badeler içip nara kanar iken
Har düşer tomurcuk güle efendim, Haberin var ise ilm-i ezelden, Mevladan maksudun dile efendim, Ey gönül aldanma bu cihan fani, Önünü fikreyle sonunu tanı
Muskayı kübradır gönle hor bakma, Gönlümün binasını gaspedip yıkma, Tamir kabul etmez harap olunca, Efendim aman aman ben yandım, Kaşı da gözü kemanım efendim
Bu cenge nusret-i Sübhan yetişti, Yüz yirmi dört bin peygamber ile, Din serveri fahr-i ekvan yetişti, Sunuf-u evliya kalktı ayağa, Bir hareket geldi yazıya dağa
Kuru dava ile kul olur mu ya, Tekrar bir de halka sofuluk satar, Böyle erkan böyle yol olur mu ya, Kişizadelik hiç alınmaz satın, Asil azmaz diye söylerler bütün