Sürmeli gözler süzülsün ömrümün vari, Halaya girmeyenin ellerin yari, Eli kolu çözülsün ömrümün vari, Çıktım kerpiç duvara ellerin yari, El ettim eski yara ömrümün vari
Yokuşun başında soyuldu kervan, Kader böyle imiş ne yapsın savran, Doğru kurd ilinden aşar yolumuz, Bilmeziz ki nerde kalır ölümüz, Kır atın üstüne ben binemedim
Yokuşun başında da ey ey bozuldu kervan vay kervan, Düşman karşıya geldi ey ey arkadaş ne yapsın savran, Benli kır atım malım devletim, Kır atın üstünde de hastayım ey (amanın hasta ey), Gözlerim kapı
Düşersen bakmazlar inan senin yüzüne, Yalan diyen var mı bilmem sözüme, Başıma geldi de söyledim dostlar, Ne güçlükle evlendirdim oğlanı, Elimi öpmeden alıp gitti gelini
Tabancama teslim ettim fişeği, Sana diyom sana da gelin Cafiyem, Kalleş olur Sarıların uşağı, Yenice bağımızda otludur otlu, Gelin Cafiyemin dilleri tatlı
Çöldeki yayılan puhurun ölsün, Sana gelen ananla babana gelsin, Gözüne kurbanım yollar ıradı, Kadir Mevlam harabını diledi, İstanbul dediğin hayli bir ömür
İras geldim bir viranın başına, (aman) Dedim viran ne zamandan berisin, Ne gelmiş var ne gelecek başıma oy oy, (aman) Viran der ki viran oldum ağlarım, Bozuktur bahçemde harap bağlarım
İçerime attılar da bir avuç zehir, Hiç aman vermedi de Bursalı Tahir, Tepemde kurşunum da ağzımda kanım, Sebebim oldu da vicdansız hemşirem hanım, Ortasar içinde bir büyük kale
O al dudağa bakıp aldanmam ondan, Ceylanı seveni bile kıskanırım, Yar ceylana benzer dayılanmam ondan, Bir avcı görsem bile deli olurum, Ceylanı yar sanırım kıskanmam ondan
Sarıldım boynuna kalmamış canı, Gözüne güvenmezdi kara yar beni, Tez gel yarim tez gel evin batmasın, Her bir uşağın bir kapıya gitmesin, Bir yel esti bir yel esti