, Ayakları parka doğru sürüklüyordu onu. Parka geldiğinde serin ve hafifçe esen rüzgâra rağmen ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı usulca. Çimlerin üzerinde yürüyordu şimdi. Babasından öğrenmişti b
Rotasını, klavyeye dokunan parmaklarımızın çizdiği yolculukta aynı durakta karsılaştık biz. Sıcacık bir merhabaydın sen buz gibi bir ekranda. Yalnızdık, yolu yok yalnızdık, bir şekilde yalnız., Gerçek
Seni sevmekten hiçbir zaman yorulmayacak bu yürek.. ve hiçbir zaman vazgeçemez sevmekten.. Ama taşıyamıyor istenmeden isteyebilmenin getirdiği sorumlulukları.. ve vazgeçiyor senden.., , Sevgin her za
, İnsan yaşamında ne fırtınalardan geçiyor. Kaç denizde boğuşup azgın sularla, derede boğulmak olur mu? Oluyormuş! Bu kadar komik sebeplerden mi kavga ettik yani? Hiç mi hatırı yoktu sevdanın? Sen za
Ünlü bir fizik profösörü olan Ahmet Bey, konferanslarından birisini vermek üzere bir üniversitenin kampüsüne gelmişti. Son hazırlıklarını yapıyor ve arabasından inmeye hazırlanıyordu. Özel şöförü geri
Parmaklarımda sana yazılan her sözcük,, Gül kokulu yüreğine gebe...", , Gidiyorum, ılık nefesini yüreğime kuşanıp kırık hayallerin son kentine gidiyorum. Gidiyorum, karakışları mevsimlerden eleyip du
, Bilinçli bir yalnızlığın içinde kendimle karşılaşmaktan korktum, kaçtım. Biliyordum aslında kaçmanın, susmanın, korkmanın ne demek olduğunu ama bu kez başkaydı… Çok iyi performans sergilediğinizi d
Bir iki çift elbiseden ibaret çantamdan daha ağır bir yük taşıyordum, çünkü. Tam yirmi bir yıldır haber alınamayan bir genci, annesine, müjdeleyecektim., Bunu kendisi rica etmişti benden. Aynı bölükte
Uzak Bir Kalbe Hasret Mektubu, Son umudum şu mektubu okuyunca, acaba arayıp, “ben de seni özledim” der misin? Bizim hikâyemiz daha yazılmadı ki sevdiğim, dönüp nafile cümleleri anılarımdan siler misin?
birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç, armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı., Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heyke
Üçüncü soruya, yani en önemli işin ne olduğu konusuna gelince; bazıları dünyadaki en önemli şeyin bilim olduğunu söyledi. Bir kısmı savaşta ustalaşmak; daha başkaları da dinî ibadet dediler.Bütün cev
" Baba çok sevdim " diyerek başladı söze Yusuf. Hakan Kaptan anlamıştı durumu. Gözünden sakındığı oğlu büyümüşte bir de kıza sevdalanmıştı. " Senin canın sağolsun yiğidim " dedi. Akşama en güzel giysi
-Yalvarıyorum, bana izin ver, hemen şehirden gideyim., -Neden? -Az önce saraya gelmek için büyük meydandan geçiyordum, yürürken bana birinin baktığını hissettim, döndüm ve tam arkamda Ölümü gördüm!, -
Yakamoz aksine Ay olan gecelerde olmaz. Yakamoz bir canlıdır, latince ismi Noctulica Milliaris olan bu canlı aynı bir ateş böceğinin denizde yasayan versiyonudur. Limunisans maddesini vücudunda barınd
Sevdiği artık sevdiğinden çok düşmanıydı onun.Oysa sevmeyi sevilmeyi ne de çok isterdi. "Olmadı"diyerek sustu.Şimdi niye düşünmüştü ki bunları yoksa vicdanı insafa mı gelmişti. Ah bir gelse! "İçimdeki
Gençken ömür gölünün öteki kıyısı, o kadar uzaklarda görünüyor ki... Ve kıyıya yaklaştıkça, çok yakin görünüyor arkada bıraktığın kıyı. Kıyıları her yolcusuna göre değişip duran, büyülü bir sudur ömür
, Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim., , Ama nafile, aramızdaki bütün
, Normalde sokak kedisi kendini saldırgan köpeklere karsı koruyabilirmiş. Bu direnci kiran tek şey neymiş biliyor musunuz: Sevgi... İnsanoğlu, eğer bir sokak kedisinin basını okşar ve ona şefkat göst
, - Sizler de gelmeseniz, kapımı çalan olmayacak, diyordu. Beni ne kadar sevindirdiğinizi bir bilseniz..., , Kadıncağız, kendisi gibi yaşlanmış ve yıkılmaya yüz tutmuş olan bir ahşap evde yaşıyor, e