Aşıklık insana kuldan verilmez, Sade bir suali sormakla olmaz, Köprü bir tuzaktır kıldan kurulmaz, Böyle bir suali yormakla olmaz, Allah ki vermiştir içten coşarız
Güzeller güzeli şahane dilber, Seni terketmezem bin kan olsa da, Ne mümkün sevdiğim vazgeçmem senden, Cümle alem bana düşman olsa da, Herkese meyledip su gibi akmam
Aşıktan maşuka uzanan yolda, Yükü sevgi dolu kervan olurum, Gerçek sevgi ne parada ne puldu, Hakkıyla sevene kurban olurum, Gönlün bahçesine girdiğim zaman
Döndüm işbaşından geldim koğuşa, Getirdin başıma iş Ömer Çavuş, Yedin ballarımı girdin savaşa, Gel de sen bağrımı deş Ömer Çavuş, Ne kadar reddetsem gelir takılır
Bugün seyran ettim bağı bostanı, Varmaz olsa idim perişan gördüm, Efkar boyun eğmişler mevlaya, Görmez olsa idim perişan gördüm, Vardım bağa seyran ettim her yanı
Kardeşimin mektubunu okudum, Bana selamını yazmış sabahtan, Biraz da feleğe mihnet eylemiş, Bütün dertlerini dizmiş sabahtan, Cevabın akşamdan yazayım diye
Sana minnetim var defterler dolu, Beni bunca derde salan güzelim, Nasihat eylesem acınır mısın, Bir bakışta canlar alan güzelim, Yaşamak mihnetse ölmek ne mümkün
Sallanı sallanı gelen sevdiğim, Bir dahi saraydım bu cana seni, Sen bir şehzadesin vasfın tükenmez, Hak ile yazsalar divana seni, O hubların şahı serdarın enmiş
Sıladan gurbete uzayıp giden, Bitmeyen yollarda seni görürüm, Aşığın gönlünü perişan eden, Itırlı yellerde seni görürüm, Ben bir telaş ile kışa girerken
Ela gözlerine kurban olduğum, Yar aşkına sararıp da solduğum, Sevdiceğim bakışma yandığım, Çok mu yanacağım ateşen senin, Mahalle önünde bir büyük çınar
Ben senin aşkına müptela oldum, Sen getirdin bu diyara sevdiğim, Geldim yurtlarını perişan buldum, Ne bileydim bahtım kara sevdiğim, Yeni düştüm bir zahmete yanarım